SRI PREM BABA KARMA VE NASIL ÇÖZÜLECEĞİ HAKKINDA KONUŞUYOR

Evvela, çoğu insan ailelerde nesiller boyu süren kavgalar ve anlaşmazlıklar hakkındaki bazı hikayeleri bilir. Çoğu zaman bu kişiler, anlaşmazlığın neden başladığını bilmezler. Bu davranış genellikle babadan oğula geçen bir dalga gibidir.

Hayatın gizemleri konusunda her zaman derin bir bilge olan Sri Prem Baba öncelikle, Karma’nın değişmez bir yasaya, bir neden-sonuç yasasına atıfta bulunan Sanskritçe bir kelime olduğunu açıklar.

Prem Baba “Her sonucun bir nedeni ve her nedenin bir sonucu vardır. Nedeni anladıktan sonra etkilerin yayılan dalgalar gibi olan sonuçlarıyla uğraşmak zorundayız. Bu eylem nesiller boyunca sürekli yayılır ama o zincirin içinden bir kişi uyandığında bu karmik nodül çözülmeye başlar”, diye vurgular.

Kişi uyandığında iyileşme beklenir. Ancak iyileşmenin ne zaman tamamlanacağını belirlemek mümkün değildir. Prem Baba der ki: “Yeterince olgunlaştığımızda şifayı veren Yaradan’dır. Bu da, Benlik koşullanma katmanlarını aşabildiği zaman gerçekleşir.”

“Çünkü Yaradan bu en derin içsel Benliktir. Yaradan Öz’dür. Sizin yüksek benliğinizdir. Kısacası, sizi kaplayan katmanları, yani bu koşullandırma katmanlarını aşabildiğinde, şifayı veren yüksek benliktir.”

Bununla birlikte, burada biraz derin düşünmeye değer: Aşkı öğrenemedik çünkü aşk benliğin bir ifadesidir. “Öğrendiğiniz şey nefret etmekti. Dolayısıyla yeniden spontane, bağımsız ve doğal olabilmek için öğrendiğiniz nefreti unutacaksınız” der Prem Baba.

“Doğanız sever, ancak nefret etmeyi öğrenme süreci bazen zihinsel ve fiziksel bedeninizde, hücrelerinizde köklenir. Kişi uyandığında, bu saf sevgiyi yayabilir. Böylece  aşk, bu izleri yıkamaya, yıkamaya, yıkamaya ve yıkamaya başlar, ta ki bir an gelip de her şeyi yıkayana kadar.”

SRI PREM BABA AŞKLA DOLU BİR HAYATIN KARMALARI ÇÖZMEK İÇİN YETERLİ OLMADIĞINI BELİRTİR

Sonuç olarak, aşk  ile dolu bir yaşam da her şeyi çözmeye yetmez. Bunun olması için bir zaman vardır. Prem Baba “Köklenmeye, koşullanmaya veya Benliği kaplayan katmanlara bağlıdır. Nefretin, korkunun, acıların, kırgınlıkların ne kadar derinde kök saldığına bağlıdır. Bazen bu duygular ve şartlanmalar o kadar derindedir ki, aşk gölünde ne kadar çok yıkanırsanız yıkanın yine de yeterli olmaz.” şeklinde ifade eder. 

“Ama bu bir süreçtir. Kişi şifalanma yolundaysa, bu şifalanma süreci bir noktada tamamlanacaktır. Birlikte yarattığınız sonuçlardan dolayı bir aile üyesinin acı çektiğini görmek ne kadar zor olsa da, bu konuda endişelenmemelisiniz. Siz uyuyordunuz. Bencillik rüyası görüyordunuz.”

Spiritüel üstat Sri Prem Baba’nın lütfu belirli karmayı çözebilir. Ancak Prem Baba, bazılarının bu karmalardan geçmesi gerektiği konusunda uyarır, çünkü karma bir öğrenme borcu anlamına gelir.

“Orada yaşanması gereken bir öğrenme deneyimi vardır. Spirütüel Üstat, yasanın -sevgi yasası- izin verdiği ölçüde, bazı kötü karmaları ortadan kaldırır. Ancak bazen arınmak, öğrenmek, bütünleşmek için yaşamanız gereken şeyler vardır” diye öğretir Prem Baba.

“Gerçekten zor olan pasajlar vardır. Sabırlı ve alçakgönüllü olmalısınız. ”

Prem Baba, sevdiği etkileyici bir cümleyi hatırlatmaktan hoşlanır: Nehri itekleme, o kendi kendine akar.

“Hatalarının farkına henüz vardın ve hemen her şeyin çözülmesini mi istiyorsun? Yani orada hala biraz bencillik izi olabilir, suçluluk duygusundan hemen kurtulmak istiyorsun. Verdiğin zararın farkına varmak uykularını kaçırır. Suçluluk sıkıştıran, yavaş yavaş öldüren, yaşam sevincini alıp götüren bir zehirdir. Bir an önce affedilmek istiyorsun ama bunun hemen olması mümkün değil.”

Tıpkı doğada olduğu gibi, her şeyin bir zamanı vardır. Bu döngüler bir kez başladıklarında tamamlanmaları için bir zaman vardır. Bizim burada yaptığımız şey, süreci tam hıza çıkarmaktır.

“Bundan fazlası işe yaramaz çünkü incinirsiniz, patlarsınız. Çıldırırsınız, delirirsiniz çünkü vicdanınız itaat etmez”, diye açıklıyor Prem Baba.

“Bu noktada şöyle hissediyorum, elimizi gökyüzüne uzatıp teşekkür edelim, ‘Tamam, geldim, uyanıyorum, hatalarımı fark ediyorum’. Şimdi yavaş yavaş yola koyulalım.”

Bu şekilde, Üstat Prem Baba inşa edilmiş olan nefretin bir rıhtım olabileceğine, sevginin suya benzediğine dikkat çeker. “Meşhur bir söz var, siz de duymuşsunuzdur: Her gün damlayan su, en sert kayayı bile aşındırır. Bu doğrudur!  Aşk, suyun kalitesine sahiptir. Ancak sabırlı olunmalıdır ve belki de bazen Hayır cevabını alacaksınız, çünkü karma yaratıldı, şartlanma kuruldu. Sonuç olarak bu aşkı uyandırmaya başladınız ama hala eksikleriniz var” der Prem Baba.

“Bunun oyunun bir parçası olduğunu anlıyorsanız ve bu kısır döngüyü gerçekten aşmak istiyorsanız sabırlı ve ısrarcı olmalısınız.”

Karmayı ve sonuçlarını daha iyi anlamak için, aşk üstadı Sri Prem Baba’nın “apaçıktır ki, her eylem bir tepki üretir ve sonuçları sonsuzdur” dediği bu diğer metni okumanızı öneririz. Buradan okuyabilirsiniz!

Yorum bırakın